Kamuda Tek Mesai Ekimde
Hristofyas Eroğlu’nun Evinde
Kıbrıs’ta çözüm için iki tarafa eşit yaklaşılmalı
Ekonomi Güçlendiriliyor
AB bizim için önemlidir  ama Kıbrıs kadar değil

Video Haber
Foto Galeri

Şikayetim Var


Anket
Domuz Gribi Aşısı Yaptıracak mısınız?
Evet ( 3 - 8%)
Hayır ( 31 - 88%)
Karar vermedim ( 1 - 2%)
35 kez oylandı

Tüm Anketler
Sonuçlar

Üyelik

Başbakan İrsen Küçük, kamu işyerlerinde haftalık 39 saat üzerinden tek mesa...

* Kamuda Tek Mesai Ekimde
* Hristofyas Eroğlu’nun Evinde
* Kıbrıs’ta çözüm için iki tarafa eşit yaklaşılmalı
* Ekonomi Güçlendiriliyor
* AB bizim için önemlidir ama Kıbrıs kadar değil
* Halk geliyor
* Etler geri gönderilecek
* Türkiye’nin desteği güç veriyor
* Okkalı Yanıt

Başbakan İrsen Küçük, kamu işyerlerinde haftalık 39 saat üzerinden tek mesaiye geçilmesiyle, Perşembe günleri tam gün, diğer günlerde ise 08.00-15.30 saatleri arasında çalışılması yönünde yasal düzenlemeye gideceklerini açıkladı.

Bakanlar Kurulu, Başbakan Küçük başkanlığında saat 11.30 sıralarında toplandı.

Toplantıda mutat konuları ele alacaklarını, özel bir konu bulunmadığını ifade eden Başbakan Küçük, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Kamu kuruluşlarında haftalık 39 saat üzerinden tek mesaiye geçilmesine ilişkin düzenlemeler içeren yasa tasarılarıyla hedeflenen çalışma saatlerinin ne olduğu sorusuna karşılık Başbakan Küçük şöyle konuştu:

“Haftada bir gün çift mesai olacak, Perşembe günleri hem sabah, hem öğleden sonra; sair günler 08.00-15.30 arası mesai yapılacak. Yaz-kış tek mesai olacak şekilde bir yasa tasarısı hazırlığıdır. Tabi ki mecliste de benimsenmesi halinde bu şekilde yasalaşacaktır.”

Başbakan Küçük, benzincilerin 24 saat kapatma eylemine gitmesiyle ilgili soruya karşılık da, benzincilerin komisyon oranlarının sabitlenmesine karşı çıktığını söyledi.

Hükümetin birçok konuda tasarruf önlemine başvurduğunu, ekonomik konularda bakanlar kurulunun kararları bulunduğuna işaret eden Başbakan Küçük, geçmişte de çeşitli defalar benzincilerle ilgili benzer kararların alındığını kaydetti.

Yapılanın benzincilerin komisyonlarının eksiltilmesi değil, otomatik ayarlamayı sabitlemek olduğunu belirten Başbakan İrsen Küçük, buna tepki gösteren benzincilerle ilgili bakanın görüşeceğini ifade etti.

Maliye Bakanı Ersin Tatar, finans piyasasının emlak piyasasının önünü açması gerektiğini, kredilendirme olması halinde KKTC’deki inşaat sektörünün çok daha iyi noktalara gelebileceğini belirtti.

Tapu ayrıntısına girmeden bankaların projeleri değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Ersin Tatar, mülkiyet konusunda çözüm şeklinin müzakere masasında değerlendirileceğini ancak kıstasların takas ve tazminat olduğunu söyledi.

Ekonominin daha iyi günlere doğru gitmekte olduğunu da belirten Tatar, devletin gelirlerinde ilk altı ayda önceki yılın altı ayına göre 100 milyon TL artış görüldüğünü ve ilk defa 2010 yılında devlet giderlerinde azalma olduğunu, bunun büyük bir başarı olduğunu ifade etti.
Maliye Bakanı Ersin Tatar dün sabah Hasan Sungur başkanlığındaki Emlakçılar Birliği heyetini kabul etti.

Emlakçılar, KKTC tapularındaki özellikle bankalarca yapılan sınıflandırılmanın önüne geçilmesi için Bakanlar Kurulu’nun adım atmasını isteyerek, kaçak emlakçılığın da önlenmesini talep etti.

Sungur
Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, uzun süredir KKTC’de bir Emlak krizi yaşandığını bunun temelinde ise global kriz değil geçmiş dönemlerdeki hataların uzantısı ve ambargoların yatmakta olduğunu söyledi.
KKTC tapularının tartışma konusu yapılmasını eleştirerek, dünyanın hiçbir yerinde tapuların sınıflandırılmadığını ancak KKTC tapularının “Türk kökenli, eşdeğer kökenli, tahsis kökenli” olarak sınıflandırıldığını anlatan Sungur, “Bir şey unutuluyor ki tapu KKTC’nin tapusudur ve devletimiz arkasındadır” ifadesini kullandı.

Maliye Bakanı Tatar’ın bu konuda yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Sungur, beklentilerinin Bakanlar Kurulu’nun da bu konuda ciddi adımlar atıp, tapuların tartışma konusu yapılmasını önleyerek tapuların arkasında olduğunu göstermesi ve ekonomiye rahatlama getirmesi olduğunu söyledi.

“Bankalar bu tartışmaları fırsat bilmekte, müteahhit ve yatırımcı firmalar darboğaza sokulmaktadır” diyen Sungur, bankaların tapuları sınıflandırmasının kendilerini üzdüğünü aslında böyle bir şey olmadığının bilinmekte olduğunu kaydetti.
Son günlerde KKTC’de kaçak emlakçıların ortaya çıkmakta olduğunu ve 2007 yılındaki kaçak emlakçılık dönemine dönme tehlikesinin ortaya çıktığını ifade eden Sungur, “Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Yasası 2007 ‘de yasalaşmıştır..Bu yasa rafa kalkmış gibi durmakta ve mecliste de 1.5 yıldır tadilat için beklemektedir”dedi.

Sungur, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığını bu konuda aktif davranmaya çağırdı.

Tatar
Maliye Bakanı Ersin Tatar da, bir bankanın şube açılışında tapular konusuna değinerek, bankalara çağrıda bulunduğunu hatırlatarak, mal fiyatlarında düşüş olmadığını bu nedenle piyasanın daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Finans piyasaları emlak piyasasının önünü açmalıdır” ifadesini kullanan Tatar, kredilendirme olması halinde KKTC’de inşaat sektörünün de çok daha iyi noktalara gelebileceğini kaydetti.

Piyasada mal fiyatlarında düşme olmadığını hatta değerli topraklarda fiyatların artmakta olduğunu vurgulayan Tatar, bankalarda bugün 7 milyar TL’ye yakın mevduat hacmi bulunduğunu tapu ayrıntısına girmeden bankaların projeleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.Üzerine inşaat yapılması durumunda malların KKTC’nin malı durumuna gelmekte olduğunu vurgulayan Tatar, çözüm şeklinin müzakere masasında değerlendirileceğini ancak kıstasların takas ve tazminat olduğunu iadenin çok az olduğunu söyledi.
Tatar, “İade çok azdır. Bankalar da meseleye böyle bakmalı..Mesele artık şekil almıştır. Mal Tazmin Komisyonu da bugün çok iyi çalışmaktadır” dedi.

Dünyanın her yerinde bankaların piyasayı tetiklemekte olduğunu vurgulayan Ersin Tatar, bunun değerlendirilip piyasanın önünün açılacağına inandığını ifade etti.
KKTC’de çok değerli toprakların üzerinde yaşanmakta olduğunu belirten Tatar, yabancıların da ilgisinin büyük olduğunu yatırım başvuruları olduğunu kaydetti.

Dün yabancı bir şirketin Gemikonağı’nda depolama ile ilgili transit ticaret başvurusunda bulunduğunu anlatan Tatar, siyasi sıkıntıya rağmen yatırım arayışlarının sürmekte olduğunu söyledi.
İleriye dönük bakıldığında yatırım imkanlarının artacağının görülmekte olduğunu belirterek faizlerdeki düşüşe de dikkat çeken Maliye Bakanı Ersin Tatar, KKTC’ye sahip çıkılması gerektiğini önemli olanın devletin yaşaması olduğunu kaydetti.
Tatar, hükümetin de devletin yaşatılması için adımlar atmakta olduğunu, tedbirler alınırken belli bir siyasi sıkıntı içine girildiğini ancak 2-3 yıl içinde atılan adımların doğruluğunun ortaya çıkacağını söyledi.

Sivil toplum örgütlerine de çağrı yaparak devlete sahip çıkmalarını isteyen Tatar, bir ay ek mesai ödemesinde gecikme oldu diye eyleme gidilirse bunun kimseye yararı olmayacağını, bazı sendika yöneticilerinin kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini yaptıklarının yanlış olduğunu vurguladı.
“Kendileri de yıpranıyor . Çünkü kamuoyu desteği yoktur” diyen Tatar, kamuoyunun artık uzlaşma istediğini hükümet olarak da uzlaşma arayışında olduklarını ifade etti.
Maliye Bakanı Tatar, “Biz seçimle iş başına geldik” diyerek daha 4 yılları bulunduğunu söyledi.

Daha iyi günlere doğru gidilmekte olduğunu vurgulayan Tatar, devletin gelirlerinde ilk altı ayda önceki yılın 6 ayına göre 100 milyon TL artış görülmekte olduğunu ve kayıt altına alınma noktasına ulaşılmakta olduğunu kaydetti.
Tatar, Tasarruf tedbirlerinin belki daha da artması gerektiğini ancak ilk defa 2010 yılında devlet giderlerinde azalma olduğunu ve bunun büyük bir başarı olduğunu ifade etti.

Kendisinin karamsar olmadığını önemli olanın biraz tevazu gösterip şükretmek olduğunu kaydeden Tatar, sabırlı olunması halinde krizin en iyi şekilde aşılacağını vurguladı.
Tatar, Memurdan ve emekliden bir takım ksıntılar olduğunu ancak bunların kimseyi fazla rahatsız edici olmadığını, ileriki yıllarda ekonomi düzeldiğinde bunların telafi edilebileceğini söyledi.

Benzincilerin eylemi

Maliye Bakanı Ersin Tatar, Benzinciler Birliği’nin eylemi konusundaki bir soruya karşılık da, “Eylem veya grevden halk artık usandı. Böyle olmamalıydı” diyerek konunun bugün Bakanlar Kurulu’nda ele alınacağını söyledi.
Benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle benzincilerin yüzdeliğine sınır getirdiklerini anlatan Tatar, ilgili bakanın benzincilerle görüştüğünü konuyu ele alacaklarını         vurguladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs'ta bir an önce çözümün sağlanabilmesi için iki tarafa da eşit yaklaşılması gerektiğini, Kıbrıs Rum kesimiyle kurulan temaslar dışında Türk tarafıyla da mutlaka temaslar kurulmasının yararlı olacağını ifade ettiğini kaydetti.
Davutoğlu, Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanması için İngiltere ve Almanya'nın desteğinin önemini ifade ettiklerini de söyledi.

Ahmet Davutoğlu, Almanya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile Çırağan Sarayında heyetler arası görüşmelerden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, ikili ilişkileri gözden geçirdiklerini belirterek şöyle konuştu:

“Görüşmede şu mutabakata vardık: Türkiye ile Almanya, çok az iki devlete nasip olacak şekilde birbirleriyle iç içe geçmiş entegre olmuş iki millet ve iki devlettir. Çok sayıda Türk kökenli kardeşlerimiz Almanya'da yaşıyor. Çok sayıda Alman, artık daimi olarak Türkiye'de yaşıyor. Bu kadar iç içe geçmiş iki halk, iki devlet, çok daha fazla stratejik diyalog gerçekleştirmelidir. Bizim birçok başka ülkeyle gerçekleştirdiğimiz tarzda yoğunlaştırılmış bir stratejik diyalog mekanizması kurmaya karar verdik”

En kapsamlı ele aldıkları konunun Türkiye-AB ilişkileri olduğunu belirten Davutoğlu, Westerwelle'nin Türkiye AB ilişkilerine desteği ifade ettiklerini, Almanya'nın desteğinin artarak devamına verdikleri önemi vurguladıklarını, Westerwelle'nin de desteklerini teyit ettiğini söyledi.

Kıbrıs'ta bir an önce çözümün sağlanabilmesi için iki tarafa da eşit yaklaşılması gerektiğini, Kıbrıs Rum kesimiyle kurulan temaslar dışında Türk tarafıyla da mutlaka temaslar kurulmasının yararlı olacağını ifade ettiğini kaydetti.
Davutoğlu, Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanması için İngiltere ve Almanya'nın desteğinin önemini ifade ettiklerini söyledi.

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Nazım Çavuşoğlu son günlerde Kıbrıs Türk spor kamuoyunda, özellikle futbolda yaşanan sorunların büyümeden çözülmesi yönünde adım atılması gerektiğini kaydetti.

Federasyonların ülkenin ekonomik koşullarını da dikkate alarak uyguladıkları talimatlardaki değişiklikleri yaparken sporu daha ileriye götüren kararlar almaları gerektiğini belirten Çavuşoğlu, bakanlığın federasyonların özerk yapısına da saygı duyarak, sadece maddi katkı değil manevi yönden de Kıbrıs Türk sporunun geleceğini etkileyecek konularda yapılacak değişikliklerde görüşleriyle yer alacağını bildirdi. Çavuşoğlu yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde futbol kamuoyunu meşgul eden, yürürlükteki Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Transfer Talimatı’nın futbolcular ile kulüpler arasında günün koşullarına uygun sözleşmeler, serbest transfer hakkı, futbolcuların sorumlulukları ve kulüplerin sorumluluklarının açık bir şekilde uluslararası kurallara uygun anlatıldığını kaydetti.

Çavuşoğlu, buna karşın, transfer talimatında yapılması planlanan değişiklik çerçevesinde, kaldırılması düşünülen bazı maddelerle ilgili kesin karara varmadan önce, futbolun özerk ve demokratik yapısına da uygun olarak futbolda ki tüm kesimlerden görüş alınarak yapılmasının daha uygun olacağını ifade etti.
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun transfer talimatındaki değişiklik konusunda almış olduğu kararlarda, sağduyulu hareket ederek ve mutabakat sağlayarak, tüm kesimlerin ortak görüşüne de değer vererek hareket etmesi gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, Bakanlığın 2010-2011 Futbol sezonu öncesinde futbolda herhangi bir kaosun yaşanmaması için tüm kesimleri sağduyuya davet etti.

Çavuşoğlu, ülkedeki ekonomik sıkıntılar da göz önüne alınarak birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi gerektiğini kaydederek, “Unutulmamalıdır ki kazanan gençliğimiz ve geleceğimiz olacaktır” ifadelerini kullandı.

33. Güzelyurt Portakal Festivali kapsamında organize edilen 5. Uluslar arası Barış Güzeli Yarışması Festival Gösteri Merkezi’nde yapıldı.
Yarışmada Rusya’yı temsil eden Vika Drizlionok birinci, Karadağ’ı temsil eden Nina Stanisic ikinci, ve Türkiye’yi temsil eden Gözde Fidan üçüncü oldu. 

Barış Güzeli Yarışması’na UBP Genel Sekreter Vekili Mutlu Atasayan, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Türkay Tokel, Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Kemal Dürüst, UBP Güzelyurt İlçe Başkanı Milletvekili Ahmet Çaluda,  Belediye meclis üyeleri katılırken, bölge halkı ve basın yarışmaya yoğun ilgi gösterdi.

Sunuculuğunu ve koreografını Bülent Günkut’un yaptığı yarışmanın sponsorluğunu Yağmur Butik ile Limasol Türk Kooperatif Bankası yaptı.
Yarışmaya bu yıl Polonya, Çek Cumhuriyeti, Moldova, Kazakistan, Karayip Adaları, Hollanda, Bosna-Hersek, Litvanya, Sırbistan, Hırvatistan, Letonya, Nijerya, Makedonya, Türkiye, Rusya, Karadağ ve KKTC olmak üzere toplam 17 güzel katıldı.
Yaklaşık bir haftadır ülkemizde bulunan ve basına tanıtılan güzeller yarışmada juri karşısına çıktı.

Güzeller ilk olarak kendi ülkelerine özgü kıyafetleriyle jurinin karşısına çıktı.
Birbirinden güzel 17 yarışmacı gece boyunca hem izleyenlerden, hemde basın mensuplarından büyük ilgi gördü. Gecede ilk ünvanı en iyi ulusal kostümüyle Modacı Hanife Çetiner imzasıyla Türkiye temsilcisi Gözde Fidan aldı. Gözde Fidansoy’a bandını UBP Güzelyurt İlçe Başkanı milletvekili Ahmet Çaluda takdim etti.

Bülent Günkut daha sonra seçici kurulun takdimini yaptı. Seçici Kurul, Turizm ve Çevre Bakanı Kemal Dürüst, Mehmet Günkut, Mehmet Düzbeyaz, Mehmet Kuşcu, Damla Aldağ, İeva Lase, Akay Balcı, Savaş Gerçek, Nemide Ruso, Hanife Çetiner, Abdullah Özsusuzlu, Seval Kahveci ve Cihan Erdoğan’dan oluştu.
17 güzel daha sonra yarışmanın ana sponsoru Yağmur Butiğin kıyafetlerini sergiledi. Daha sonra Badelina mayolarıyla podyuma çıkan güzeller, hem juri üyelerinin hemde izleyenlerin gözlerini kamaştırdı.

Gecede güzellerin kendi aralarında seçtiği dostluk güzeli ünvanına ise Polonya temsilcisi Natalia Janoszek seçildi. Dostluk Güzeline bandını ve hediyesini Güzelyurt Kaymakamı Menteş Gündüz takdim etti.
Yarışmada geceye katkı koyanlar tek tek sahneye alınarak Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar tarafından plaket takdim edildi.

Gecede Kıbrıs’ın sevilen sanatçılarından Örge Volkan ve Eliz Fellahoğlu sahne alırken, Girne Amerikan Üniversitesi Stage School Dance Show gösterileri görülmeye değerdi.
Yarışmada 17 güzelin Yağmur Butiğin abiye kıyafetleriyle son kez jurinin karşısına çıkmasının ardından finale geçildi. Yarışmanın prestij yılı olması nedeniyle finalde dereceye giren beş yarışmacı açıklandı.
3. Uluslararası Barış Güzeli Yarışmanın birincisi Rusya’yı temsil eden 24 yaşındaki Vika Drizlionok oldu. Drizlionok’e ödülünü Turizm ve Çevre Bakanı Kemal Dürüst verirken, taçını ve bandını geçen yılın birincisi Ieva Lase taktı.

Yarışmada Karadağ’ı temsil eden Nina Stanisic ikinci, ve Türkiye’yi temsil eden Gözde Fidan üçüncü oldu.  İkinciye tacını ve bandını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Türkay Tokel, üçüncüye ise Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar takdim etti. Yarışmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil eden Burcu Kahraman dördüncü ve Moldovayı temsil eden Aliona Tutui de beşinci seçildi.
Dördüncü ve beşinci gelen yarışmacılarına ödüllerini Mutlu Atasayan verdi. 
Yarışma havai fişek gösterileriyle sona erdi.

Özellikle ithal lüks otomobillerde dijital yol gösterme sistemleri üzerindeki haritalar, 'milli gerekçelerle' Türkiye'de çalışmıyor.


Avrupa'da hazırlanan bu haritaların ithalatına, bazı yer isimlerin eski olması, Kıbrıs'ta KKTC'nin görünmemesi gibi nedenlerle Harita Genel Komutanlığı tarafından izin verilmiyor.
Ancak Türkiye'de satılan Renault Fluence gibi araçlardaki navigasyon sistemleri hazırlayan şirketin Türkiye'de olması ve gerekli onayı alması nedeniyle çalıştırılabiliyor.

Lüks otoda navigasyon milli menfaate takılmış

Özellikle Mercedes, BMW, Audi, Volkswagen gibi markaların hemen her versiyonunda  araç içi navigasyon sistemi satın almak mümkün.
Bu ürünler talep edilmesi halinde Türkiye distribütörleri  tarafından da araç üzerine monte edilmiş halde ithal ediliyor, ancak bu sistemleri Türkiye’de kullanmak mümkün olmuyor.
Peki, bu lüks otomobillerin navigasyon haritaları neden “Türkiye’ye uyumlu değil gerekçesiyle” ithal edilmiyor.
 
Asıl gerekçe “milli menfaat”

Türkiye’de haritaların hazırlanması ve bunların yayınlanması Harita Genel  Komutanlığı’nın iznine tabi.
Bir haritayı kullanım bedeli  karşılığında satın alan kişi veya  kuruluş, bu haritayı kendi özel çalışmaları için kullanabiliyor.
Bunun için herhangi  bir izin alınması gerekmiyor.

Ancak, satın alınan haritanın çoğaltılması, üçüncü kişilere verilmesi veya ticaret konusu yapılması, haritayı üreten kişi veya kuruluşun izni kapsamında, telif ve iktibas haklarının ödenmesi kaydıyla mümkün  olabiliyor.

Harita Genel Komutanlığı’nın dikkat ettiği asıl konu ise, haritalar üzerindeki komşu ülke  sınırları, değişen isimlerin doğru olarak yer olması ve en önemlisi Avrupa haritaları içinde zorunlu olarak yer alan Kıbrıs üzerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırlarının belirtilmiş olması.

Avrupa pazarı için hazırlanan Türkiye’yi de içeren haritalarda ise Türkiye’nin hassasiyet gösterdiği noktalar ise bulunmuyor.
Aslında Türkiye’de de yol gösterme konusunda runsuz olarak çalışabilecek navigasyon haritalarının ithaline izin verilmiyor.

Tomtom’da sorun yok

Türkiye’de satılan örneğin Renault Fluence gibi araçların üzerindeki navigasyon sistemlerinin çalışmasının nedeni ise, bu araç üzerinde kullanılan haritaları hazırlayan  Tomtom adlı  şirketin Türkiye’ye gelip yatırım yapması ve kullandığı haritalar için  Harita Genel Komutanlığı’ndan izin almış olması.
Aynı şekilde uzun yıllardan bu yana navigasyon sistemleri üzerinde çalışmalar yürüten  Navturk, 2005 yılından bu yana dijital haritalar sunan Navia gibi yerli firmalar da HGK izniyle çalışıyor.

Avrupa ve Türkiye  pazarlarında   yeni yıla yeni modellerle hızlı bir giriş yapan Renault, bu hızını KKTC otomobil sektörüne taşımaya hazırlanıyor.

Yılın ilk buluşmasını satış, servis müdürler toplantısı olarak Girne Mercure Hotel’de  yapan Renault Mais de KKTC için hazırlanan yeni satış strateji planı onaylandı. Onaylanan yeni strateji planı çerçevesinde  Renault Avrupa ve Türkiye’de yüksek satış performansına ulaşılan  yeni Megane III H/B, MEGANE SPORT TORUER, CLİO GRAN TOUR ve YENİ KANGOO MULTİX için geniş kapsamlı bir lansman  kampanyasıyla  KKTC piyasasına sunmaya hazırlanıyor.

Renault Mais CEO’su Aybar Umutlu

Dünyanın 100 ülkesine Türkiye’den otomobil ihraç eden Fransız otomobil devi Renault’un Türkiye Genel Müdürü (CEO) İbrahim Aybar, 11 yıldır yetkili satıcı olarak, KKTC’de faaliyet gösteren Kansu Ercantan Group (Eroto) yetkilileriyle stratejik hedef toplantısında bir araya geldi.

Aybar, toplantıdan sonra  Lha’na yaptığı açıklamada,  Renault da çevre dostu, “yaşama değer katan” anlayışla yenilenen modellerle dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Kıbrıs’ta da maksimum verimliliğe ulaşılacağına inandığını vurguladı. Ticari hayatta 50 yılı aşan tecrübe ve güvenilir bir isme sahip Kansu Ercantan Grubuyla işbirliği yapmaktan ayrıca kıvanç duyduklarını ifade eden Aybar, tamamen insana odaklı bir anlayışla üretilen yeni Renault modellerinde AB’nin belirlediği havayı kirletme oranının da altına inilerek dünyanın birçok ülkesinde ödüle layık görüldüklerinin altını çizdi.    
 
Lefkoşa’da yapılan ‘2010 yılı stratejik hedef toplantısına’ yönetim kurulu başkanı Kansu  Ercantan, yönetim kurulu üyeleri Soner Yetkili, Serdar Turganer ve Gamze Ercantan Yetkili katıldılar.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü’nün düzenlediği 3. Uluslararası İngiliz Dili Öğretimi Konferansı başladı.

Salamis Bay Conti Resort Otel’de yer alan ve bu sabah başlayan konferansa, 28 ülkeden yaklaşık 120 dilbilimci katılıyor. 3 gün sürecek konferansta 109 bildiri sunulacak.

İngilizcenin öğretimi hakkında uluslararası boyutta tanınmış ve pek çoğu bu alanda kitap yazarı olan alanın uzmanları ile, İngilizce öğretimi alanında hizmet veren öğretmenleri buluşturmak ve alandaki son gelişmeleri, yenilikleri, sorunları tartışıp değerlendirme fırsatı yaratmak amacıyla düzenlenen konferansta, İngilizce dili araştırmacılarından Prof. Dr. Leo van Lier, Angi Malderez, Tom Cobb, Marlise Horst, Laura Collins, Mark Hancock, Scott Thornbury ve Sylvie Huneault-Schultze gibi isimler de davetli konuşmacı olarak yer alıyor.

KKTC’deki okullarda görev yapan İngilizce öğretmenleri için de önemli bir hizmet içi eğitim fırsatı olarak nitelendirilen konferansta, hakem değerlendirmesi sonucunda, belli sayıdaki konferans bildirisi uluslararası yayınevi Elseiver tarafından yayımlanacak.

Konferans katılımcılarının çoğunun KKTC’ye ilk kez gelmeleri nedeniyle, etkinliğe kültürel tanıtım boyutu da eklenerek, katılımcılar için tarihi ve kültürel gezi programları da hazırlandı.

Konferans boyunca uluslararası yayınevleri de stant kurarak son çıkan yayınları katılımcıların bilgisine sunuyor.






Bu Kategoride Eklenmiş Haber Bulunamadı.

İnsan ve çevre sağlığına zararları bilindiği halde, birçok kişinin bağımlısı olduğu sigara konusunda Sağlık Bakanlığı’nın yaptırdığı araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.
1005 kişiyle yapılan ancak toplam 2 bin 448 kişinin sigara içme konumunu belirleyen araştırmaya göre, 15 yaş üzerindeki nüfusun yüzde 36.8’i sigara içiyor. Bu sonuçlar, Kuzey Kıbrıs’ta sigara alışkanlığının Avrupa ülkeleri arasında Yunanistan ve Bulgaristan’dan sonra en yüksek oranda olduğunu gösteriyor.
KKTC’de sigara kullanımı ve kapalı yerlerde sigara içme yasağı konusundaki araştırmanın sonuçları, Meclisten 2008’de geçen ancak fiili uygulaması 1 Ocak 2010’da başlayan kapalı mekânlarda sigara yasağıyla ilgili yasanın ne derece etkili uygulanabildiği konusunda veriler de içeriyor.
Sağlık Bakanlığı, sonuçlarını Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’yla da paylaşacağı araştırmadan çıkan verilere uygun yeni politikalar geliştirmek için çalışmalarını başlattı.

180 işyerine 100 bin TL ceza
Yetersiz de olsa 19 müfettişle yapılan denetimlerde Sağlık Bakanlığı sigara yasağına uymayan işyerlerini ve kişileri önce uyarıyor, sonra ceza kesiyor. Bugüne dek 180 işyerine 100 bin TL’ye yakın ceza kesildi. Yasaya göre, sigara yasağını ihlal eden işyerlerine asgari ücretin yarısı; kişilere de yüzde 10’u tutarında para cezası veriliyor.
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Müsteşar Mustafa Akçaba, Bakanlık Müdürü Ümit Özkıran ve kamuoyu araştırma şirketi KADEM’in Direktörü Muharrem Faiz, bakanlıkta düzenledikleri basın toplantısıyla, sigara konulu araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

Kaşif “8 yıl önce bıraktım”
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, 2008’de meclisten geçen ancak uygulamasına bu yıl başında başlanan sigara yasağıyla ilgili yasayla, denetim ve kontrollerin sürdüğünü, özellikle köy kahvehanelerinde yasağa uyumun beklediklerinden daha iyi olduğunu söyledi.
Sigara konulu anketin ardından kanser, diyabet ve kalp hastalıkları konularında da araştırmalar yaptıracaklarını bildiren Bakan Kaşif, çıkacak sonuçlarla bakanlığın daha detaylı ve pozitif adımlar atacağını belirtti.
Kaşif, “sigarayı bırakamam” diyenlere de mesaj verdi ve “Beyinlerinde çözdükleri anda, bu iş biter. Ben uzun yıllar sigara içtim, hem de çok içtim. 8 yıl önce bıraktım dedim ve bıraktım, bir daha ağzıma koymadım. Sigara içen sadece kendine değil, çevresine de zarar verir. O yüzden sigaraya son, tütün kullanımına son!” diye konuştu.
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, anket sonuçlarını Eğitim Bakanlığı’yla da paylaşacaklarını belirterek, gençlerin sigaraya hiç başlamaması için bilinçlendirmenin ve sigara içenlerin de bırakmasını sağlamanın önemini vurguladı.



Akçaba “Neler yapacağımızı belirleyeceğiz”
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Akçaba da, uzun süredir tütün ve tütün ürünlerinin zararlarından halkı korumak için çalışmalar yaptıklarını belirterek, Avrupa Birliği’nin tütün ürünlerinden korunma başlığı konusunda da müzakere yaptıklarını söyledi.
Veri ve bilgi eksikliğini gidermek için bir ankete ihtiyaç duyduklarını ifade eden Akçaba, “Bundan sonra ülkemizde sigara kullanımını minimize etmek için neler yapmamız gerektiğini belirleyeceğiz” dedi.
KADEM’in araştırmasının sonuçlarına göre, KKTC’de sigara içme oranının, AB ülkelerinin çok üstünde olduğunu ve Yunanistan ve Bulgaristan’ın ardından 3’üncü sırada bulunulduğunu ifade eden Akçaba, gerekirse yasada değişikliklere gidileceğini ancak en önemlisinin, her mekana bir denetçi dikilemeyeceğine göre, toplumun bilinçlendirilmesi olduğunu vurguladı.

Araştırma sonuçları
KADEM Direktörü Muharrem Faiz de, 15 yaş ve üzerindeki de-jure vatandaş nüfusu dikkate alınarak yapılan araştırmayla ilgili sonuçları açıkladı ve yorumladı.
Araştırmayla, “yaş, cinsiyet, bölge, ilçe, uyruk, meslek temelinde sigara kullanıcılarının profiliyle birlikte sigara içme oranını; içilen sigara miktarını, içilen ortamları, sigara içmeyi teşvik eden ve önceleyen sosyal ve psikolojik faktörleri, sigara içmeye başlama yaşını, sigara tedarik edilen yerleri, sigarayı bırakma konusunda yapılan girişim sıklığını ve bu girişimler sırasında hangi yöntemlerden ve uzmanlardan yardım alındığını, bırakmanın sonuçlarını, sigaranın sağlığa zararları konusundaki farkındalığı, paketlerdeki yazılara ve yasal düzenlemelere karşı tutumu” belirlemek amaçlandı.

Yüzde 36.8 sigara içiyor
Anketin her hanede bir kişiyle yüz yüze görüşme yöntemiyle 1005 kişiyle yapıldığını ancak sonuçların hanedeki diğer kişilerle ilgili de bilgiler içerdiğini ve toplamda 2 bin 448 kişinin sigara içme konumunun ortaya çıkarıldığını bildiren Faiz, araştırma sonuçlarına göre halkın yüzde 36.8’inin sigara içtiğini açıkladı.Yüzde 56.4 sigara içmiyor; yüzde 6.7 daha önce içse de şu anda sigara içmiyor; yüzde 0.1’in durumu ise bilinmiyor. Bu oranlar yüzde 42 oranında sigara kullanım yaygınlığı olan Yunanistan ve yüzde 39 orandaki Bulgaristan’ın ardından Kuzey Kıbrıs’ın üçüncü sırada olduğunu gösteriyor. AB’de sigara kullanım yaygınlığı ortalaması ise yüzde 31.

En yüksek oran 30-39 yaş diliminde: yüzde 48.7
Sigara içme oranı 15-16 yaş diliminde yüzde 11.2 iken, bu oran 17-18 yaş diliminde yüzde 20.7’ye; 19-23 yaş diliminde yüzde 26’ya, 24-29 yaş diliminde yüzde 39.9’a ve 30-30 yaş diliminde en yüksek oran olan yüzde 48.7’ye yükseliyor.
40-49 ve 50-59 yaş grubunda yüzde 40’larda seyreden sigara içme, 60 yaş sonrası dönemde sigara içmeyi bırakmadan dolayı yüzde 30.5’e geriliyor.

Erkeklerde yüzde 45.8, kadınlarda yüzde 27
Sigara alışkanlığı erkeklerde yüzde 45.8; kadınlarda ise yüzde 27.1 oranında yaygın. Sigara içtiğini söyleyenlerin yüzde 88.7’si her gün içerken, bazı günler içenlerin oranı yüzde 6.5. Sigara içenlerin günlük sigara tüketim ortalaması 18.9 adet. Bazı günler içerim diyenlerin günlük tüketim ortalaması 8.3; çok seyrek sigara içenlerin ise 2.2.

Başlama yaşı ortalaması 18.7
Araştırmada, su anda sigara içenlerin sigara içmeye başlama yaş ortalaması 18,7 çıktı. Ancak sigara içmekte olanların yüzde 13,1’i 14 yaşından önce, yüzde 19’u 15-16 yaşında ve yüzde 28,4’ü 17-18 yaşında sigara içmeye başlamışlar…Bu oranlar şu anda sigara içenlerin yüzde 60’tan fazlasının 18 yaş ve öncesinde sigara içmeye başladıklarını ortaya koyuyor.

Sabah kalktıktan sonraki 5 dakikada
Sigara içen kişilerin yaklaşık 4’te 1’i sabahleyin kalktıktan hemen sonra, ilk 5 dakika içinde ilk sigaralarını içiyor.
İlk yarım saat içinde ilk sigarasını içenlerin oranı ise yüzde 56,7.
 İlk 5 dakika içinde sigara içenlerin oranı erkeklerde yüzde 28,6; kadınlarda yüzde 18,9.
Yaş ilerledikçe ilk 5 dakika içinde ilk sigarayı içme oranı da artış gösteriyor.

En az 16 yıl içtikten sonra bırakanlar yüzde 45.3
KADEM’in Sağlık Bakanlığı için yaptığı araştırma için görüşülen 1005 kişiden sigarayı bıraktığını söyleyenlerin yüzde 45.3’ü, en az 16 yıl sigara kullandıktan sonra bu kararı aldı.
Muharrem Faiz’e göre bu sonuçlar Kuzey Kıbrıs’ta sigaranın daha çok yaşlanmaya bağlı olarak bırakıldığını gösteriyor.

Bırakma eğilmi kadınlarda daha yüksek
Sigara içmeyi daha erken yaşlarda bırakma eğilimi kadınlar arasında daha yüksek. Sigarayı bırakan kişilerin genellikle herhangi bir özel yöntem/maddeden yararlanmadıkları gözlenen araştırmaya göre, sigarayı bırakmak için danışmanlık merkezlerine/kliniklere başvuranların oranı yüzde 2,9, elektronik sigara kullananlar yüzde 1,3 ve diğer madde ve ilaçları kullananların oranı ise yüzde 0,1 olarak belirlendi. En yaygın olarak kullanılan yöntem yüzde 6.3 ile nikotini ikame edecek sakız veya bant kullanmak çıktı.

“Yüzde 56.6 bırakmam diyor”
Araştırmanın düşündürücü sonuçlarından biri, şu anda sigara içenlerin yaklaşık 3’te 2’sinin yani yüzde 66.6’sının sigara içmeyi bırakmanın gündemlerinde olmadığını söylemesi… Önümüzdeki birkaç ay içinde sigarayı bırakacağını söyleyenlerin oranı yüzde 20,1, sigarayı belli bir yaşa geldiği zaman bırakacağını söyleyenler ise yüzde 13,2.

Yasak kararına yüzde 73.6 destek
KKTC vatandaşlarının yüzde 73.6’sı, Sağlık Bakanlığı’nın “Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma ve Denetim Yasası” ile lokanta, kafeterya, büfe, kahvehane, pastane ve benzeri toplu tüketim yerlerinin kapalı alanlarında tütün ürünlerinin kullanımını yasaklaması kararını “yerinde ve doğru bir karar” olduğunu düşünüyor.
Yüzde 18,8 oranında bir kesim ise kararı doğru bulmasına karşın “fazla kısıtlayıcı” diye yorumluyor. Yüzde 6’lık kesim ise kararın yanlış olduğu görüşünde. Sağlık Bakanlığı’nın kararı 55 yaş üzerindeki kişiler ve kadınlar arasında daha yüksek oranda destek görüyor.
En yüksek desteği, yüzde 96.5 ile hastanelerde sigara yasağına veren vatandaşların yüzde 93.3’ü toplu ulaşım araçlarında, yüzde 90.2’si de okul kantinlerinde yasağı destekliyor. İşyerlerinde yüzde 85.4, kahvehanelerde yüzde 54.3, barlarda yüzde 51.3 destek var. Özellikle gençlerin kahvehane ve barlarda sigara yasağına karşı çıktığı belirtildi.Araştırmaya katılanlar sigaranın zararları konusundaki ikazlara yüzde 73.4’ü televizyon kanallarında, yüzde 65’i gazete ve dergilerde, yüzde 61.4’ü radyolarda rastlandığı ifade ederken, yaş gençleştikçe internette karşılaşılan oran da yükseliyor. Sigara Zaraları konusundaki ikazlarla en düşük oranda karşılaşan ilçe ise İskele oldu.

Kanser biliniyor ama...
Sigaranın zararları konusundaki bilinç düzeyini ölçen soruların sonuçları, vatandaşların akciğer kanseri, damar tıkanıklığı, diş ve damak rahatsızlıkları, hipertansiyon ve böbrek sorunlarına neden olduğunu biliyor ancak sigara içmenin görme sorunlarına, erkeklerde ereksiyon sorunlarına ve prematüre bebek doğumuna neden olabileceği konusundaki bilgi düzeyi ise görece düşük oranlarda çıktı. 13-17 yaş dilimindeki gençler, bu konularda en düşük oranda bilgi sahibi toplumsal kesimi oluşturuyor.

Disko ve barlarda yasak deliniyor
Çeşitli kapalı mekânlar arasında sigara yasağına uymama oranları en yüksek düzeye yüzde 43.3 ile diskoteklerde ve yüzde 36.2 ile barlarda çıktı.

İskele yasağa en çok uyulmayan ilçe
Ülkedeki işyerlerinin ve kahvehanelerin yaklaşık yüzde 18’i, sigara yasağına uymuyor. Yasağın uygulanmadığı işyerlerinin oranı İskele ilçesinde artış gösteriyor.

Evlerin yüzde 70’inde sigara içiliyor
Evinde sigara içilmesine kesinlikle izin vermeyenler yüzde 29.9’da kalırken, içinde sigara içilen evler yüzde 44.4; izin verilmiyor ama bazen istisnai durumlar oluyor diyenler yüzde 25.7 oranıyla dikkat çekiyor.

Kalp krizi geçirme oranı
Araştırma sonuçlarına göre, sigara içmeyen kişilerde yüzde 1.1 olan kalp krizi geçirme oranı, geçmişte içip bırakanlarda yüzde 18.8; şu anda içenlerde ise yüzde 4.2.
Araştırma, diş ve damak hastalıkları, astım, deri soluklaşma ve kırışıklıklar, mide rahatsızlıkları, hipertansiyon ve kanser belirtileri gibi hastalıklarla sigara kullanımının ilişkisini gösteren soruların yanıtlarını da içeriyor.

Ayda 261 TL sigarayla duman oluyor
Sigaranın sağlığa zararları yanında, ekonomiye de zararını ortaya çıkaran araştırmaya göre, sigara içenler ayda ortalama 261 TL’yi sigara için harcıyor. Sigara içenlerin yaklaşık yüzde 79’u bu kötü alışkanlıklarının bütçelerine yük getirdiğini düşünüyor.

Gıda Mühendisleri Odası (GMO)’nın, ‘Güvenli Gıda Projesi’ kapsamında restoranlara yönelik ‘Güvenli Gıda Sertifikasyon’ programı başlatacağı bildirildi.

GMO’dan yapılan açıklamada, Kapasite Geliştirme Programı (CDP) projesi kapsamında yaşama getirilecek Güvenli Gıda Projesi USAID tarafından finanse edilecek.

Açıklamada, projenin uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’deki restoranlarda ‘Servafes’ adıyla uygulandığına işaret edilerek, Güvenli Gıda Projesi’nde ilk adımın bu programın uzman eğitmenlerinden Prof. Dr. Mahmood Khan tarafından verilen Gıda Güvenliği Uzman Yönetici Sertifikası Kursu ile atıldığı     kaydedildi.

Sertifikaların alınmasını restoranlar için Güvenlik ve Gıda Sertifikasyon programının başlatılmasının izleyeceğine işaret edilen açıklamada, kursu tamamlayanların Türkiye ve üçüncü ülkelerin gıda mühendisliği bölümünden mezun olan GMO üyeleri olduğu belirtildi.

Yazılı açıklamada, güvenli gıdaların tüketilmesinin sağlıklı toplumun en birincil ihtiyacı olduğuna işaret edilerek, güvenli gıdanın tabaktan değil, üretimden başlandığı ve gıda zincirinde yer bulan tüm ilgili kesimleri kapsadığı kaydedildi.
Açıklamada gıda üretim zincirinin her kademesinin duyarlı olması gerekliliği üzerinde duruldu.

200X200 Reklam alani






Reklam alani






Reklam alani






Reklam alani