Eroğlu Erdoğan’dan Memnun
Görüşmeler sürecek!
Gönüllerin adayı Eroğlu
Güzelyurt perişan durumda.
Havanda su dövüyorlar!

Video Haber
Foto Galeri

 

Şikayetim Var


Anket
Domuz Gribi Aşısı Yaptıracak mısınız?
Evet ( 0 - 0%)
Hayır ( 19 - 95%)
Karar vermedim ( 1 - 5%)
20 kez oylandı

Tüm Anketler
Sonuçlar

Üyelik

Başbakan Derviş Eroğlu, Kıbrıs’ta bir anlaşmanın zamanının geldiğini söyleyerek, ya bir anlaşmanın olacağı...

* Eroğlu Erdoğan’dan Memnun
* Skandalın arkasında Talat mı var?
* Esnafın yanındayız
* Dipkarpaz’a Yatırım Atağı
* Görüşmeler sürecek!
* Ayırım Gözetilmiyor
* Gönüllerin adayı Eroğlu
* UBP’de tarihi gün
* Güzelyurt perişan durumda.

Başbakan Derviş Eroğlu, Kıbrıs’ta bir anlaşmanın zamanının geldiğini söyleyerek, ya bir anlaşmanın olacağını ya da atılması gereken adımları Anavatan Türkiye ile birlikte değerlendireceklerini vurguladı.

Başbakan Derviş Eroğluönceki gün gittiği Londra’daki temaslarını sürdürüyor.
BRT’nin haberine göre Eroğluönceki gün akşam Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türk işadamlarıyla bir araya gelirken, dün de Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan ile görüştü.
Başbakan Eroğlu, temaslarının çok yararlı geçtiğini ve gördükleri ilgiden memnun olduklarını kaydetti.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “hiçbir müzakere sürecinin sonsuza dek süremeyeceği” şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Eroğlu, “Kendisine katılıyorum. Sayın Erdoğan doğru söylüyor. Bu iş sonuna kadar müzakere masalarında devam edemez. Zaten Ban Ki-Moon da çok uzadığını söylemiştir” dedi.
Eroğlu “Ben de yıllardır aynı şeyi söylüyorum. Kıbrıs sorununu takip ede ede saçlarımız beyazlandı, inşallah torunlarımızın da beyazlanmaz” diye konuştu.
Kıbrıs’ta bir anlaşmanın zamanının geldiğini söyleyen Başbakan, ya bir anlaşmanın olacağını ya da atılması gereken adımları Anavatan Türkiye ile birlikte değerlendireceklerini vurguladı.
Kimsenin Kıbrıs Türk halkının geleceğini bitmez tükenmez tartışmalarla alacakaranlıkta bırakma hakkına sahip olmadığını ifade eden Eroğlu, “Bu ev benim mi, bu evden gidecek miyim, Güzelyurt mu Maraş mı verilecek” şeklindeki tartışmaların insanların içini burktuğunu vurguladı.
Bu tartışmaların sona ermesi için bir anlaşmaya varılması gerektiğini kaydeden Eroğlu, anlaşma için iki tarafın da iyi niyetine ihtiyaç duyulduğunu, ancak Rum tarafında bu iyi niyeti göremediğini söyledi.
Eroğlu dün akşam da İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından düzenlenen konferansta halka hitap edecek.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy, Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Hamza Esan Saner ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Karpaz bölgesinde devam eden altyapı yatırımlarının sürdürülebilir olması, bakanlıklar ve daireler arası koordinasyonun en üst seviyede olmasının sağlanması amacıyla birlikte bölgede incelemelerde bulundular.

Bayndırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 7,5 kilometre uzunluğundaki Yenierenköy- Dipkarpaz yolu ile Dipkarpaz Balıkçı Barınağı’nda incelemelerde bulunurken, Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Hamza Ersan Saner de, Kuzey Sahil Yolu’nun yapımında kullanılacak malzemeyle ilgili daha sağlıklı bir karar vermek amacıyla Büyükkonuk’taki taşocağında incelemelerde bulundu. Bakan Saner, buradaki incelemelerinin ardından Dipkarpaz Balıkçı Barınağı’nda diğer iki bakanla birlikte incelemelerini sürdürdü.
 
Taçoy
 
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy, Yenirenköy- Dipkarpaz arasındaki yol yapım çalışmalarının büyük bir hızla sürdürüldüğünü belirterek, yol yapım çalışmaları nedeniyle bölgede ulaşım açısından bazı rahatsızlıkların oluştuğunu ancak, yapılan yatırımın yolun bölge halkı tarafından daha rahat kullanılması ve yol güvenliğinin artırılması amaçlı olduğunu kaydetti.
Bakan Taçoy, yol yapım çalışmalarında 21 menfezden 18 tanesinin yapımının tamamlandığını, köprü niteliğindeki 3 büyük menfezin yapımına devam edildiğini ifade etti.
Taçoy, yol yapım çalışmalarında en büyük etkenin hava koşulları olduğuna dikkat çekerek, hava koşullarının elvermesi durumunda altyapı çalışmalarının 10 gün içerisinde bitirileceğini, 3 ay içerisinde de yol yapımının tamamlanmış olacağını kaydetti.Devlet elinin ülkenin her noktasına uzanması gerektiğini kaydeden Taçoy, Dipkarpaz’daki yatırımların da bu çerçevede olduğunu belirterek, “Her yere olduğu gibi Dipkarpaz’a da sahip çıkmamız gerekir. Bu sahip çıkmışlık çerçevesinde çalışmaların hızla sürdürülmesi bizi memnun ediyor” dedi.
Yolun yapımının ardından bölge halkının ve bölgeye gelen misafirlerin ulaşımında büyük rahatlama ve yol güvenliği sağlanacağını ifade eden Taçoy, yolun tamamlanmasıyla birlikte Dipkarpaz- Yenierenköy arasındaki mesafenin de kısalmış olacağını söyledi.
 
Çavuşoğlu
 
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, Dipkarpaz Balıkçı Barınağı’nda yaptığı açıklamada, 3 bakan olarak bölgeyi ziyaret ettiklerini ifade ederek amaçlarının, 3 bakanlığı da ilgilendiren yatırımların gidişatını denetlemek, talepleri çevre ve ulaştırmanın ihtiyaçları açısından değerlendirmek, dairelerin yetkilerinin nasıl kullanılacağını tespit etmek olduğunu kaydetti.
Nazım Çavuşoğlu, balıkçıların uzun yıllardır şikayetçi oldukları barınakta yeniden imarın söz konusu olduğunu belirterek, balıkçılarla da biraraya gelerek değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.
Hükümet oldukları günden beri bölgede bir çok yatırımın oluştuğunu ifade eden Çavuşoğlu, bu yatırımların bölge insanına moral ve umut verdiğini, yatırımlarla birlikte bölge insanının moralinin yükseldiğini kaydetti.
Bakan Çavuşoğlu, barınakta, kapasitenin artırılması, mendireğin uzatılması ve kış aylarında sandalların zarar görmesini engellemeye yönelik çalışmaların yapılmakta olduğunu ifade ederek, çalışmaların tahminen 2 ay içerisinde tamamlanmış olacağını belirtti.
 
Saner
 
Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Hamza Ersan Saner de, balıkçı barınağında yaptığı açıklamada, bugünkü incelemeleri çerçevesinde tüm müdürleriyle birlikte Kuzey Sahil Yolu’nda kullanılacak malzemeyle ilgili daha sağlıklı karar vermek amacıyla bir taşocağında incelemelerde bulunduğunu söyledi.
Saner, Çevre Dairesi Müdürü ile birlikte yaptıkları inceleme sonucunda birtakım veriler elde ettiklerini kaydederek, bu verileri ilgili bakanlıkla da ortaya kuyup, en iyi şekilde gerçekleştirme konusunda karar vereceklerini söyledi. Ülkede altyapının gelmesi isteniyorsa birtakım yatırımların da yapılmasının şart olduğunun bilinmesi gerektiğini söyleyen Saner, “Bunu yaparken en büyük ilkemiz olan sürdürülebilir bir çevre ile bunu yürütmek zorundayız.. Bunun yolunun da bakanlıklar arası koordinasyonun en üst seviyede olmasından geçtiğine inanıyorum” dedi.
Bakan Saner bugünkü ziyaretini Ronnas bölgesi ve Bafra’ Turizm Yatırım Bölgesi’ndeki incelemelerle tamamlamış olacağını ifade etti.
 
Demirci
 
Dipkarpaz Belediye Başkanı Mehmet Demirci de yaptığı açıklamada, bölge halkının 35-40 yıldır beklediği yatırımların yapılmakta olduğunu belirterek, bölge halkının yatırımlardan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Demirci, UBP’nin hükümete geldiğinde ilk iki icraatını Dipkarpaz bölgesinde gerçekleştirdiğini ve yapılan yatırımların önemli olduğunu vurgulayarak, yatırımlarda emeği olan 3 bakana teşekkür etti.
Bakanların bölgeyi ziyaretlerinde İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz, UBP İskele Milletvekili Ali Rıza Usluer, Dipkarpaz Belediye Başkanı Memet Demirci, Yenierenköy Belediye Başkanı Özay Öykün ve bakanlıkların yetkilileri de hazır bulundu.

 

POLİTİS ve diğer gazeteler, Ban’ın Pazar gecesi geç saatte adaya geleceğini, Talat ve Hristofyas’la birden çok görüşme gerçekleştireceğini iddia ettiler.
Gazete, “Ban Ki Moon Pazar Günü Geliyor – Genel Sekreterin Hristofyas ve Talat’la Yapacağı Görüşmeler 1 Şubat’ta” başlıkları altında verdiği haberinde, elde ettiği bilgilere dayanarak, resmi bir açıklama olmamasına karşın Ban’ın Pazar günü adaya geleceğini duyurdu.
Ban’ın, Kıbrıs’ta iki gün kalacağını ve liderlerle görüşmelerde bulunacağını yazan gazete, Ban’ın liderlere ortak görüşme gerçekleştirmesine ve Yönetim başlığına ilişkin önemli uzlaşı noktalarının yapılacak ortak basın toplantısıyla duyurulmasına kesin gözüyle bakıldığını savundu.
Gazeteye göre, diplomatik kaynaklar, Ban’ın müzakerelere bizzat müdahil olmayı istemediğin, ancak liderlerle birlikte müzakerelerde ilerleme sağlandığını duyurmayı arzuladığını kaydetti.
Öte yandan gazete, Talat ve Hristofyas’ın, dün yoğunlaştırılmış müzakerelerin ikinci turunun ilk gününde federal hükümetin bakanlar kurulu, dış ilişkiler, merkezi hükümetin yetkileri ve federal devletin egemenliğine ilişkin konuları ele aldıklarını yazdı.
Cumhurbaşkanı Talat’ın bugünkü görüşmede bu konulara ilişkin yanıt vermesinin beklendiğini belirten gazete, Kıbrıs Türk tarafının, TC kökenli vatandaşlara çözümden sonra adada yerleşim hakkı verilmesi ve iki hava sahanlığı (FIR) olması şeklindeki önerilerinin ise daha sonra ele alınmak üzere bırakıldığını iddia etti. Gazete bu iki önerinin, al ver sürecine kalacağını savundu.
Haberde ayrıca, Talat’ın Pazar günü Türkiye’ye gerçekleştirdiği “yıldırım ziyaret”, Kıbrıs Türk tarafının yeni bir öneri paketi hazırladığı şeklinde yorumlandı.
FİLELEFTHEROS, “Genel Sekreter Seferber Oluyor” başlığı altında manşetten verdiği haberinde, tüm işaretlerin Ban’ın Pazar günü Kıbrıs’a geleceğini gösterdiğini yazdı.
Gazete, Rum Haber Ajansı’nın ise New York’tan verdiği haberinde Ban’ın Cumartesi günü adaya gelmesinin beklendiğini duyurduğunu belirtti.
Dünkü Talat-Hristofyas görüşmesinin büyük bir bölümünde liderlerin baş başa görüştüklerini, zaman zaman müzakere gruplarının da görüşmeye dahil edildiğini yazan gazete, görüşmede kurucu devletler ve merkezsi hükümetin uluslararası ilişkileri ve egemenlik konularının ele alındığını ifade etti.
Gazete ayrıca, Talat’ın müzakerelerin yapıldığı mekandan, Hristofyas’ın ayrılmasından yaklaşık yarım saat sonra ayrıldığına dikkat çekti.
Talat’ın içeride bulunduğu sırada bazı BM yetkililerinin binaya girdiklerini de ifade eden gazete, BM yetkililerinin Kıbrıs Türk tarafıyla bazı konuları ele almış olabilecekleri ihtimalini dile getirdi.                                             
Hristofyas ‘Hedef çözüm’
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ise, dünkü görüşmenin ardından yaptığı açıklamada “uzlaşı için çaba sarf edildiğini” belirtti.
Rum Başkanlık Sarayı’na dönüşünde yaptığı açıklamada, Hristofyas, “hedeflerinin müzakereleri sona erdirmek değil, müzakerelerin başarıya ulaşarak Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu” savundu.
Yönetim başlığında daha fazla uzlaşı sağlanabilmesi için her iki tarafın da samimi bir çaba gösterdiğini belirten Hristofyas, “Kolay bir iş değildir ancak boşuna olmadığını ve devam edeceğimizi de söyleyebilirim” şeklinde konuştu.
Hristofyas, görüşmenin çoğunlukla Talat’la yüz yüze gerçekleştiğini ve zaman zaman müzakere gruplarına da danıştıklarını belirtirken, Talat’ın daha önce yazılı olarak sunduğu tezlerinden geri adım atıp atmadığının sorulması üzerine ise, “bu tip şeylerin söylenmesinin hem Kıbrıs Rum tarafı hem de Talat’a daha büyük sorunlar yaratacağı” yanıtını verdi.                    
HARAVGİ haberi, “Israrla Yeni Uzlaşılar Arıyorlar – Ban’ın Olası Ziyareti” başlıkları altında verirken, Ban’ın ziyaretinin 2 Şubat Salı veya daha da erken Pazar günü gerçekleşmesinin olası olduğunu yazdı.
Dünkü görüşmeye geniş yer veren gazete, Rum Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu’nun dün gazeteye yaptığı açıklamada, üçüncü tur yoğunlaştırılmış müzakereler olasılığından söz ettiğini uyurdu.
Habere göre, Stefanu açıklamasında; yoğunlaştırılmış müzakerelerin gerçek sonuçlarının neler olacağının görülmesi için sabırlı olunması öğüdünü dile getirirken, üçüncü tur yoğunlaştırılmış müzakerelerin olmasını da ihtimal dışı bırakmadı. Stefanu; kararın liderlere ait olduğunu da sözlerine ekledi.
Diğer gazeteler ise konuya ilişkin haberleri şu başlıklarla yansıttılar:
ALİTHİA: “Ban Ki Moon’un Ziyareti Anahtar – Dimitris Hristofyas ve Mehmet Ali Talat Tüm Gün Baş başa”.
SİMERİNİ: “Ban Ki Moon Kurtarıcı – Müzakerelerin Kurtulması İçin BM Genel Sekreteri’nden Müdahale”.
MAHİ: “Moon Geliyor ve Hristofyas’ı Ortada Bırakıyor - Moon Planı Hakkında Mahi’nin Haklılığı Ortaya Çıktı”.

 

Ercan Havaalan’ndan KKTC’ye giri yapmaya çalan Nijerya vatanda 30 yandaki sacc Eleweke’nin üzerinde ve valizinde yaklak 1 kilo hintkeneviri ele geçirildi.
Söz konusu ahs dün mahkemeye çkarlarak hakknda 3 gün tutukluluk alnrken, polisin ileri soruturmasnda söz konusu ahsn Austos 2009’da da yine ayn yöntemle KKTC’ye yaklak 250 gram hintkeneviri getirdii ve “tanmad kiilere” satt belirlendi.
Tahkikat yürüten Narkotik ve Kaçakçl Önleme ubesi’nden polis memuru Ertan Karan, Lefkoa Kaza Mahkemesi Yargc Fügen Ulutekin’in huzurunda verdii ahadette, sözkonusu ahsn saat 20.50 sralarnda Ercan Havaliman’ndan KKTC’ye giri yaparken üzerinde ve valizinde çikolata ve süt tozu kutularna 4 ayr pakette gizlenen yaklak 1 kilo hintkeneviri bulunduunu anlatt.
Zanlnn ileri sorgulamasnda Austos 2009’da da ayn yöntemle KKTC’ye yaklak 250 gram hintkeneviri getirdiini ve “tanmad kiilere” sattnn tespit edildiini söyleyen polis memuru, 
3 gün tutukluluk istedi. 
Yargç Fugen Ulutekin de, zanl sacc Eleweke’nin itiraz olmamas üzerine soruturmann selameti açsndan 3 gün tutuklu kalmasn emretti.
Mahkemede Eleweke’nin tercümanln ise Özlem Savolu yapt.

YER: Atatürk Stadı HAKEMLER: Fehim Dayı, Serkan Durmaz, ırmak Emin ÇETiNKAYA: Mehmedemin, Mehmet Özkasnak, Kadir, Hüseyin Taşçı, Uğur (Tunç), Mehmet Fuat (Serean), Salih (Hüseyin Küsbeci), Asilkan, Hakan Altın, Hasan Özgür, Hasan Sapsızoğlu KÜÇÜK KAYMAKLI: Ali, Nazım, Emrah, Mehmet, Yasin Kurt, Musa, Hamis, Hüseyin, Kayhan (Ali Akbulut), Mustafa Yaşinses, Yasin Kansu
GOL: Dk:76 Hakan Altın (Çetinkaya)


Lider Küçük Kaymaklı ile Çetinkaya arasında oynanan derbi karşılaşmasında gülen taraf Çetinkaya oldu
(AHA) Fly Oil Birinci Ligi'nde
ilk devreyi lider kapamayı garantileyen Küçük
Kaymaklı, Lefkoşa Atatürk
Stadı'nda Çetinkaya'nın konuğu olurken ev sahibi ekip Hakan Altın'ın ayağından bulduğu gol ile maçı 1-0 kazandı.
Dk:2 Küçük Kayrnaklı kazandığı ser¬best vuruşu Mustafa Yaşinses ile kullandı. Mustafa'nın güzel frikik vuruşunu Mehmedemin doksandan çeldi.
Dk:15 Kayhan'ın sağ taraftan yaptığı ortaya müdahale edemeyen Mehmedemin, Yasin'in kafa vuruşu¬na son anda temas ederek golü
Çetinkaya, Turgay Kara yönetiminde
çıktığı ilk maçında lider Küçük Kaymaklı'yı Hakan Altın'ın 7G'ncl dakikada kaydettiği golle 1-0 mağlup etti
önledi.
Karşılaşmanın ilk yarısında gol sesi çıkmadı.
Dk:48 Hamis'in ceza alanı dışından vurduğu sert şuta Mehmedemin iyi bir refleksle sahip oldu.
Dk:50 Yasin Kurt Asilkan'dan sıyrıla¬rak ceza alanı çizgisine indi ve vur¬duğu şut yan direkten dışarıya gitti. Dk:76 Maçın tek golü geldi.
Sercan kazandığı topu soldan bindi¬ren Asilkan'a verdi.
Asilkan arka direkte boş durumda
bulunan Hakan Altın'a ortaladı. Hakan topa gelişine vurarak ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçir¬di.
Maçın uzatma dakikalarında Küçük Kayrnaklı bir köşe atışı kazandı. Ortalanan topa altı pasta boş durumda bulunan Nazım yükselerek vurdu, top üst direği sıyırarak dışarı¬ya gitti.
Hakem Fehim Dayı'nın son düdüğü ile Çetinkaya maçı Kayrnaklı karşı¬sında 1-0 önde tamamladı.
 

İnternet dünyasının hızla yayılması ve bir çok bilginin sanal dünyada kontrol edilememesi ve resmi sitelere yönelik hacker saldırıları NATO' da konsept değişikliğine neden oldu. NATO'nun hazırladığı rapora göre siber saldırılar en az terörist saldırılar ve nükleer silahların yayılması kadar tehlikeli. En çok siber saldırı gerçekleştirenler ise Rus ve Çinli hackerler. İsminin açıklanmasını istemeyen bir Rus hacker Russia Today'e yaptığı açıklamada yaptıkları işin basit ve zevkli olduğunu ifade ederek, "Müşterilerimiz öğrencilerden yatırımcılara kadar çok farklı alanlarda olabiliyor. Dış ülkelerden ya da yönetimden herhangi bir tehlike görmüyorum. Hackerler her zaman kanunların bir adım önünde olur. Bugüne kadar böyle oldu, bundan sonra da böyle devam eder." değerlendirmesinde bulundu.

Siber saldırılar sadece özel yaşama müdahale şeklinde gerçekleşmiyor, bazen tüm ülkenin iletişim ağının kopmasına neden olabiliyor. 2007'de Estonya'ya, 2008 Ağustos savaşında Gürcistan'a yönelik siber saldırılarda hükümet web sayfaları, bankacılık sistemleri ve gizli iletişim ağları çökertilmişti. Bir çok kimse Rusya hükümeti tarafından saldırıların organize edildiği iddiasında bulunmuştu. Rusya yönetimi ise iddiaları yalanlamıştı.

Rusya'nın St. Petersburg şehrinde 1990'lı yıllarda kurulduğu iddia edilen RBN internet sağlayıcısı illegal yapılanmalara da destek vermekle suçlanmıştı. Rus istihbarat birimlerinin yaptığı çalışmalarda RBN'nin bin 500'den fazla yasal olmayan web sitesine hizmet verdiği tespit edilmişti. IT uzmanları ve Rusya hükümetinin birlikte yaptıkları çalışmalarda RBN çökertilmiş, ancak hiç kimse tutuklanamamıştı. Organizasyonun daha sonra çalışmalarını Çin, Tayvan ve Hong Kong gibi ülkelere kaydırmıştı.

Russia Today'e açıklamada bulunan bir başka hacker ise tüm ülkenin sanal ortamda çökertilmesinin mümkün olduğunu iddia etti. IT uzmanı Aleksander Gostev de verdiği bilgide hackerlere karşı mücadelede uluslar arası işbirliğinin olmamasını eleştirdi. Interpol'ün bu konuda inisiyatif alması gerektiğini savunan Gostev, "Tüm ülkelerin uyması gereken uluslar arası yasaların çıkarılması gerekiyor. Bunun için de İnterpol ve benzeri kuruluşlar çatı yapı için çalışmalı." önerisinde bulundu. Gostev'e göre küresel bir sorunla mücadele, ancak küresel çapta alınacak önlemlerle mümkün olabilir.

Türk işi elektrikli 'Devrim' arabası geliyor
10.11.2009 00:06
Herşeyi ile yüzde 100 Türk olan elektrikli otomobiller, 2 yıl sonra yollarda. İki Türk, 3 elektrikli oto üretecek, dünya devlerine meydan okuyacak...
 

Ünlü Türk tasarımcı Murat Günak’ın Mindset adıyla prototipini ortaya koyduğu elektrikli Türk otosunun üretimine dönük “güçbirliği” netleşti.

Günak’ın hayalindeki elektrikli Türk otomobilinin üretiminin “yaratıcı ortağı” Alphan Manas oldu. 8 Türk girişimcinin desteklediği ikili 2011’de dünya devlerinden önce 3 elektrikli otoyu vitrine çıkaracak.

Biri Deniz Taksi, İddaa, OGS ve Bilyoner.com gibi projeleri yaratıp devlete milyarlarca dolarlık gelir kapısı açan ünlü Türk fütürist Alphan Manas. Diğeri Ford, Peugeot, Mercedes ve Volkswagen Grubu’nda etkin rol almış dünyaca ünlü Türk tasarımcı Murat Günak. Bu iki önemli isim Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da desteğini alarak dünya otomotivine Türkiye’den büyük bir imza atmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin kendi alanlarında iki önde gelen ismi, ilk elektrikli otomobili hayata geçirmek için güç birliğine gitti. İşbirliklerini ‘yaratıcı ortaklık’ olarak adlandıran bu ikili 2011’de piyasaya 3 yepyeni elektrikli otomobil sunacak. 8 Türk girişimcinin de destek verdiği Günak ve Manas’ın hedefi dünya devlerinden önce bu işi başarmak.

Mindset’i unutun
Murat Günak ve Alphan Manas’la oluşturdukları işbirliğiyle gerçekleşecek müthiş projeyi konuştuk. Günak, öncelikle “İlk başta Başbakan Erdoğan’ın denediği ve gündeme yerleşen Mindset projesini tamamen unutun. Geliştireceğimiz projenin Mindset’le ilgisi yok” mesajı verdi.

3 elektrikli model
Mindset’in sadece bir prototip ve şov otomobili olduğunu belirten Günak, gerçek projenin halkın ulaşabileceği maliyette elektrikli otomobilleri vitrine çıkarmak olduğun bildirdi. Günak, şunları söyledi: “Mindset, fiyatıyla üst sınıf bir otomobil. Biz bu araçla hem hükümete hem de dünya kamuoyuna elektrikli bir araçta neler yapabileceğimizi net şekilde gösterdik. Şimdi ise hem Başbakan’ın hem de Yatırım Ajansı’nın desteklediği 3 farklı elektrikli araçtan oluşan gerçek proje üstünde çalışıyoruz.”

Fiyatı 15 bin Euro
Günak, sanayi devrimini ve otomotivde markalaşmayı kaçıran Türkiye’yi yeni otomotiv çağında söz sahibi yapabilecek projenin ayrıntılarını şöyle anlattı: “Projemiz küçük sınıfta 3 kişilik bir otomobil, 4 kapılı bir aile otomobili ve küçük hafif ticari araçtan oluşuyor. Başbakan Erdoğan’la görüşmenin ardından çalışmalara hızla başladık. B sınıfındaki küçük aracın yaklaşık 15 bin Euro, aile otomobilin fiyatının ise 30 bin Euro olması için çalışıyoruz. Araçların prototipleri 2010’da ortaya çıkacak. Piyasaya 2011’de sunmak istiyoruz.”

Önce biz satışa sunacağız
Alphan Manas da şunları dile getirdi: “Günak, projelerin başında. Ben ise daha önceki tecrübelerimi kullanarak işin altyapısını, finansmanını çözeceğim. Hayalimde hep uçaklar ve otomobiller vardı. Uçak projem olmadı ama otomobili başaracağız. İkimizin de en büyük hedefi elektrikli otomobiller konusunda hergün yeni açıklama yapan büyük otomotiv üreticilerinden önce Türk malı elektrikli otomobilleri piyasa sunmak.”

Sınıf geçmek artık daha kolay olacak.
Milli Eğitim Bakanlığı sınıf geçme yönetmeliğinde yapacağı değişiklik ile sınıf geçmeyi kolaylaştıracak. En fazla iki dersten zayıfı olan öğrenciler bir üst sınıfa sorumlu olarak geçebilirken, yapılacak değişiklik ile bu sayı 6 olacak.

Ayrıca üç dersten başarısız olan öğrencilerin girebildiği ortalama yükseltme sınavına yeni düzenlemeyle sınırsız giriş hakkı tanınacak. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik taslağını Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın onayına sundu. Talim Terbiye Kurulu taslakla ilgili görüşmeyi pazartesi günü yapacak. Talim Terbiye Kurulu'na onay için gönderilen taslakta, ortaöğretim kurumlarında öğrencilerin sınıfta kalmasını zorlaştıracak önlemler aldı. Değişiklik ile sorumlu olarak sınıf geçmek de kolaylaştırılacak. Mevcut durumda sorumlu geçmek için olması gereken zayıf ders barajı sayısı 2'den 6'ya çıkarılıyor. Ayrıca üç dersten başarısız öğrencilerin girdiği ortalama yükseltme sınavında da yapılacak değişiklik ile ortalama yükseltme sınavına sınırsız giriş hakkı tanınacak. Buna göre öğrenciler zayıf dersi olmayan öğrencinin yanı sıra, kaç dersten başarısız olurlarsa olsun öğrencileri, sınıf geçmek için ortalama yükseltme sınavına girebilecekler. Ortalama yükseltme sınavları yılsonundan bir hafta sonra başlayacak. Böylece sınavlar haziran ve temmuz ayları içinde gerçekleştirilecek.

-ALAN DEĞİŞTİRME KOLAYLAŞTIRILACAK-

Düzenlemede, alan değiştirmek isteyen öğrencilerin girmesi gereken sınavlarda da bazı kolaylaştırmalar yapılıyor. Lise son sınıf öğrenicilerine sadece Ağustos ayından fark derslerini verme şansı veren Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilere Şubat ayında fark derslerini vermeleri için ek sınav şansı tanıyacak. Son düzeltmeleri yapılan yönetmeliğin pazartesi günü Talim Terbiye Kurulu'nda görüşülmesinin planlanırken, 2008-2009 eğitim öğretim döneminden itibaren uygulamaya konulması bekleniyor
 

Hicri takvimin ilk ayı olan ve Müslümanlar için kutsal kabul edilen Muharrem ayı başlarken, geleneklerin yaşatıldığı bu ayda aşure ön plana çıkıyor.
Yapılışı her yöreye göre değişen ve genel olarak buğday, nohut, fasulye, kuru üzüm, kayısı, badem ve ceviz gibi 10'a yakın baklagil, meyve ve sert kabuklu yiyeceklerin katılmasıyla özenle hazırlanan aşure, protein ve vitamin deposu olarak adlandırılıyor.

İslam dünyası için kutsal aylardan olan 'Muharrem ayı', çeşitli ibadet ve geleneklerle yaşanıyor.

Yapılışı her bölgeye göre farklılık gösteren aşure, özellikle ev kadınları tarafından özenle hazırlanıp, komşularla paylaşılırken, zengin içeriği ise dikkati çekiyor.

Ay içerisinde ve özellikle de Muharrem ayının onuncu gününe denk gelen günde evlerde hazırlanan aşure, Türk mutfağının da önemli damak tatları arasında yer alıyor.

Kişi sayısına göre malzeme miktarı değişen aşure yapılırken, malzemelerden buğdayın akşamdan pişirilmesi, nohut, fasulye, kuru üzümün de akşamdan ıslatılması öneriliyor.

Ertesi gün bu malzemeler ayrı ayrı haşlanıp suyu süzüldükten sonra, bütün malzeme bir tencerede kaynatılıyor ve aşurenin kıvamına göre de su ilave ediliyor.

Aşurenin kaynamaya başlamasıyla da incir, kayısı ve şeker katılıp bal rengine gelinceye kadar pişirilmesi gerekiyor.

Piştikten sonra kaselere konan aşurenin üzeri ceviz, fındık, fıstık ve tarçınla süslenerek servis yapılıyor.

Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahide Yağmur, yaptığı açıklamada, aşurenin çok fazla besin maddesi barındırması nedeniyle adeta bir enerji deposu olduğunu söyledi.

Aşurenin içerisindeki besinlerin, dengeli beslenme açısından bakıldığı zaman birbirini tamamladığını belirten Yağmur, 'Örneğin, içerisinde buğday, nohut, fasulye kullanılıyor.

Bakliyat ve tahıl karışımı içerisine kuru meyve giriyor, fındık, fıstık giriyor. Tahıl ve baklagil karışımlarının protein içeriği yüksektir.

Tek başına bir tahıl yeseniz, onun içindeki proteinden daha az yararlanıyorsunuz ama bu besinlerin birleşmesiyle neredeyse hayvansal protein kalitesine yaklaşılıyor' dedi.

Aşurenin, başta E vitamini olmak üzere B grubu vitaminler yönünden de çok zengin olduğuna dikkati çeken Yağmur, çocuklar ve gelişme çağındakiler için önemli bir besin maddesi olduğunu söyledi.

Hayvansal protein eksikliği bulunan ve bu tür gıdaları yiyemeyen kişiler için aşurenin tek başına bu proteinleri karşılayabileceğinin altını çizen Yağmur, sporcular, ağır işlerde çalışan kişilerin de vücutları için gerekli olan vitamin ve enerjiyi aşureden temin edebileceklerini kaydetti

 

Kristal sağlık köşemizde, sağlık sorunlarımızla ilgili, özel röportajları yayınlamağa devam ediyoruz. Kıbrıs Türk Halkının en önemli sorunu olan sağlık konusunda, bu sutunlarda çok özel doktorlarımızla söyleşiler yapmağa devam edeceğiz.
Bu hafta kırk yıl süre ile İstanbul'da en önemli hastahanelerde görev yaptıktan sonra yenidern ülkesine kesin dönüş yapan ve Medikent Hastahanesinde göreve başlayan, Doktor Recep Tuncer ile çok özel bir söyleşi yaptık. Doktor Recep Tuncer öncelikle yeniden doğduğu Ada'ya dönmekten duyduğu büyük mutluluğu dile getirdi.
İyi yolda
Kırk yıl aradan sonra yeniden ülkesine dönüşü konusunda Doktor Recep Tuncer şunları söyledi ' Kıbrıs'da, sağlık konusunda zor günler yaşandı. O günleri biz çok iyi biliyoruz. Kıbrıs Türk Halkı sağlık konusunda çok zor ve sıkıntılı günlerden geçti. Özellikle de mücadele yıllarında. Sağlık bir toplumun yaşlantısında son derece önemli. Bu nedenle sağlık konusunda gerek Devleti yönetenler, gerekse halkımızın gereken önemi ve değeri vermek zorundalar.
Kuzey Kıbrıs'da sağlık konusunda ciddi atılımlar var. Devlet hastahanelerimizde eskiklikler büyük ölçüde giderildi.
Özel hastahanelerin sayıları arttı. Bu da sağlıkda ciddi bir rekabet ortamı yarattı. Bunları görmek son derece güzel. Sağlık konusundaki bu aşamayı görünce, biraz da vatan özlemi ağır basınca, kırk yıl sonra yeniden Kıbrıs'a dönmeyi ve burda çalışmağa karar verdim. Bir doktor olarak, biraz da Kıbrıs Türk halkına hizmet vermeyi düşündüm.
Müthiş aşama var
Kuzey Kıbrıs'da sağlık konusunda çok önemli gelişmeler var. Bunları görmek bir doktor olarak beni çok mutlu ediyor. Özellikle de son yıllarda topluma kazandırılan özel hastahaneler, önemli üniteleri ile her türlü ameliyatı Kuzey Kıbrıs'da yapacak konuma geldiler. Devlet Hastanalerinde de önemli gelişmeler var. Bugün artık bazı önemli ameliyatlar için, Türkiye'ye ya da Güney Kıbrıs'a gitmeğe pek gerek kalmadı. Kuzey Kıbrıs her türlü ameliyatı yapacak konuma geldi.
Sağlık sorunlarına ve bazı eksikliklerin tam olarak giderilmesine daha çok değer verilecek olunursa, Kuzey Kıbrıs' sağlık sorunlarını rahatlıkla aşacaktır.
Üniversitedeki gelişmeler
Bugün YDÜ'de bir hastahane kurulması konumuna gelindiğine de işaret eden Doktor Recep Tuncer, Kuzey Kıbrıs'da bir tup fakültesinin kurulmasının sağlıkda atılan çok önemli bir adım olduğunu söyledi. YDÜ'de kurulan tıp fakültesinin bu ülkenin sağlık sorunların aşılmasına büyük katkı koyacağına inandığını söyleyen Doktor Recep Tuncer, bu gelişmeler devam ettiği sürece, Kuzey Kıbrıs'ın yakın bir zamanda, sağlık sorunları konusunda çok önemli mesafeler alacağını da sözlerine ekledi.
Sağlık Bakanlığı iyi yolda
 Sağlık Bakanlığının çalışmalarına da değinen Doktor Recep Tuncer, sağlık konusunda Kuzey Kıbrıs'da çok önemli gelişmelerin var olduğunu, Sağlık Bakanlığının çalışmalarının da son derece olumlu olduğunu sözlerine ekledi.
Doktor Recep Tuncer, kırk yıl sonra yeniden ülkesine dönmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi ve 'Kırk yıl önce İstanbul'da göreve başladığım yıllarda sağlık servisleri Kıbrıs'da pek iyi durumda değildi. Kırk yıl sonra müthiş bir gelişmenin olduğunu görmek bana büyük mutluluk verdi dedi.

Röportaj; Seniha Kanatlı...







Reklam alani






Reklam alani






Reklam alani






Reklam alani